İstanbul’dan yola çıkarken, 250 km sonra Samandere Şelalesi’ne vardığımda beni bu kadar güzelliğin bir arada karşılayacağını tahmin edememiştim.
TEM otoyolunda Düzce gişelerinden çıkıldığında, Beyköy üzerinden 20km sonra Samandere’ye ulaşılıyor.
Asfaltı gayet iyi durumda olan yol orta sertlikteki virajlar ve küçük köprülerle, gürül gürül akan Uğursuyu’nun bir yanından bir yanına geçiriyor sizi. Dereboyu ilerliyor ve vadi içinde giderek yükseliyoruz.
Çok şanslıydım, çünkü gece boyu yağan kar, ağaçları nakış gibi işlemişti. Yol tüm vadi boyunca sanki özenilerek süslenmiş yol, bembeyaz bir geçidi andırıyordu. Bir noktadan sonra eğim sertleşti, yoldaki kar ve buz arttı. Otomobilimin Simetrik Sürekli Dört Çeker olması her şeyi çok daha kolay bir hale getirdi. Yol durumunun biraz daha kötüleşmesi sebebiyle Subaru XV’nin X-Mode özelliğini kullandım. Karla kaplı buzlu yollarda, yokuş yukarı 10 dereceye varan eğimde bile güvenli bir şekilde kalkış yaparak şelaleye ulaşmayı başardım.
Bu güzel ve kendine has özellikteki doğal alan, Milli Parklar Kanunu gereğince, Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nce ‘‘Tabiat Anıtı’’ olarak tescil edilmiş. 500m’lik dere boyunca anıt ağaçlar, birbirinden güzel üç şelale ve bu şelalelerden birinin altında derinliği 20m olan bir cadı kazanı var. Bugüne kadar Türkiye’de bilindik bilinmedik, adı olan olmayan pek çok şelale gördüm, ama Samandere Şelalesi bambaşka yapısıyla beni çok etkiledi.
Bu şelalenin suları önce Uğursuyu’na karışıp Efteni Gölünü besliyor, ardından Büyük Melen ile birleşip Akçakoca’da Karadeniz’le buluşuyor. Düşündükçe gökten yere düşen kar tanelerinin bu uzun yolculuğu gözümün önüne geliyor. Bölgeye dair yakın gelecek planları yaparken, ilk aklıma gelen şey bir dahaki sefere kar tanelerinin bu yolcululuğuna kano ile eşlik etmek oluyor.
Türkiye’nin tescillenen ilk tabiat anıtı olan Samandere Şelalesi’nden sonra yayla yolları takip edilerek sayısız yayla, dağ gölü ve beldeye gidilebildiği gibi, Abant Gölü’ne de sadece 20 km kadar sonra varmak mümkün. Yayla yolları, çoğunlukla toprak zeminli orman yolları olduğu için karlı ve çamurlu mevsimde Subaru gibi gerçek dört çeker bir otomobil kullanmak şart.
instagram : dincersertkaya
facebook: dincersertkaya
www: www.dincersertkaya.com
photocredit: Dinçer Sertkaya